Yılın En Çok Beklenen Oyunu: Death Stranding İnceleme

Death Stranding Kapak

Kojima’nın Konami’de yaşadığı skandallar tüm oyun sektörünün dikkatini çekmişti. Tam da bu anda Sony, Kojima’nın karşısına çıkıp yardım eli uzattı. İnsanlar heyecandan yerlerinde duramadı. “Kojima’nın yeni projesi ne olacak?” gibi sorular havada uçuşuyordu. E3 2016’da oyunun ilk fragmanı geldi ve herkesi afallattı. Bir sürü teoriler üretildi, oyun çok fazla gizem doluydu. Her çıkan fragmanda, oyunu daha çok anlamaya çalışıyorduk. Nihayet 3 yıldır beklediğimiz oyun çıktı ve güzelce doya doya oynayıp bitirdik. Bakalım Kojima’nın dediği gibi Death Stranding, beklediğimiz o yeni oyun türünü yaratabilmiş mi?

Death Stranding’de Amacımız Nedir?

Büyük bir patlama sonucu ölüm ve yaşam iç içe geçmiştir. Cesetler nekrolaşmaya başlayıp Dünya’ya kordonlarla bağlı bir hayaletlere dönüşüyor. Bu çok tehlikeli hayaletlerden kaçmak için ise tüm Amerika sığınaklara saklanmış. Daha sonra da bu kıyamet sonrası evrende tekrar birlik beraberlik sağlanması için internete benzer bir sistem oluşmuşlar, adını da Kiral Ağ koymuşlar. Tüm sığınakları Kiral Ağ ile birbirine bağlamışlar, ancak bunu aktif edememişler. Bizim görevimizde Amerikanın en doğusundan en batısına kadar bütün sığınakları birbirine bağlamak. Yolculuğa çıkıp her sığınağın Kiral Ağlarını aktif ederek ilerliyoruz. Oyun boyunca kargo taşıyıp bunu yapıyoruz. Oyunun böyle olduğunu kabullenerek oynamazsanız çok büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Oyun evreni hakkında sürekli gizemini korumayı başarıyor. Aradığınız cevapları da oyunun sonunda alıyorsunuz.

Siyah hayaletlere de BT(Beached thing) yani KV(Kıyıya Vuranlar) diyoruz. KV’leri sadece Öteleşim özelliklerine sahip canlılar görebiliyor. Bizim ana karakter Sam Porter Bridges ise öteleşimde 2.seviye düzeyinde olduğu için; göremese de duyamasa da hissedebiliyor. Fakat bu yeterli değil. Kargo Taşıyıcılarının rahat yolculuk edebilmesi için bir alet üretiyorlar. Bu alet sayesinde hayatlarını riske atmadan dışarıda rahat hareket edebiliyorlar. Peki nedir bu alet derseniz?

Evet, aletimiz bu tatlı bebek. Bu bebeklere “BB” yani Bridge Baby(Bağ Bebeği) deniyor. Bu BB’ler ölüm ve yaşam arasında köprü kuruyorlar. Bu siyah hayaletleri görebiliyorlar. Bu yüzden BB’yi hep korumalıyız ve ona iyi davranmalıyız.

Bu tatlı bebek oyundaki çoğu hareketinize tepki veriyor, sizi kendince koruyor, size ilgi gösteriyor ve size yardım ediyor. Oyun dünyasının en tatlı karakteri desek yanlış olmaz herhalde.

Death Stranding’in Oynanışı Nasıl?

Oyundaki bütün ekipmanların ayrı ayrı kutusu ve ağırlığı var. Çıkacağınız yolculuğa göre yanınıza yeterli sayıda ekipman almanız gerekiyor. Alabildiğimiz kadar teslimat görevi aldıktan sonra; gereken sayıda merdiven, tırmanma ipi gibi birçok ekipmanı alıp yola çıkıyorsunuz. Sonra yolda kayıp kargolar gördükçe onu da alayım bunu alayım derken çok fazla yük oluyor. Sürekli L2 ve R2 tetiklerini çekerek dengeyi sağlamaya çalışıyorsunuz, eğer sağlayamazsanız yere düşüyorsunuz ve kargonuz hasar görmüş oluyor. Her şeyi taşımaya çalışmayın.

Oyunun oynanış konusunda kafalarda çok fazla soru işareti vardı? Sadece kargo taşıyarak ne kadar eğlenebiliriz ki? Oyun boyunca sadece bunu mu yapıyoruz? diyorduk ve evet sadece bunu yapıyoruz, ama Hideo Kojima çok güzel sürprizler eklemiş oynanışa.

Oyunun oynanış konusunda güzel bir temposu var. Tam monotonlaşmaya başlayacak zannediyorsun, aniden ekstra bir mekanik veya bir ekipman geliyor ve oynanışa çeşitlilik katıyor. Stratejilerin artmış oluyor. Mesela dümdüz kargo taşıyıp duruyorsun. Sığınağı Kiral Ağaya bağladığın için o sığınağın bilgileri ağa yüklenmiş oluyor, böylece mühendisin geliştirdiği Güç İskeletini artık kullanabiliyor oluyorsun. Bu iskelet sayesinde kondisyonun daha dayanıklı oluyor, artık daha fazla yük taşıyabiliyor oluyorsun. Böylece taşıyabileceğin ekipman ve kargo sayısı da artıyor. Ekstra daha zorlu rotalardan da geçebilecek kıvama gelmiş oluyorsun. Bu güç iskeletine alışıyorsun, oyun tam sıkıcı olmaya başlayacak iken motor ve kamyon oyuna ekleniyor. Bunlardan sıkılacak iken Hız iskeleti geliyor. Ondan sıkılacak iken uçan kuryeler geliyor…

Oyunun haritası büyük bir oyun alanı, parkur alanı gibi. Dağlar, göller, yağmurlar için farklı zorluklara göğüs germeniz gerekiyor.

Oyunun ana görevlerdeki tek sıkıntısı, hikaye için gereksiz kargo görevleri de yaptırtması. Oyunda zaten standart kargo adı altında yan görevler var. Ana görevin içindeki bazı görevler de standart görevlerden farksız. Yaklaşık 10-20 kargo görevi oyundan çıkartılsa, oyun tam tadında bitecek. Oynanış baymadan oyunu bitirmiş olacaksın.

Hikaye ve Diyaloglar

Diyaloglar kendini çok tekrar ediyor. Sürekli aynı şeyleri duymaktan bıkıyorsunuz. Yeni eklenen diyaloglar da sana bilgi vermeye yönelik değil genelde gereksiz oluyor. Bu gereksiz diyalogların sayısı çok fazla.

Hikayeden ise tüm evreni etkileyen bir şeyden çok belirli bir insan ilişkilerini anlatan bir hikaye beklemenizde fayda var. Biz daha çok evrenle ilgili bir hikaye bekliyorduk fakat ana karakterin etrafında dönmeye odaklı bir hikaye karşımıza çıktı. Hikayedeki bazı noktalar çok uydurma ve basit hissettirebilir bu size bağlı. Biz hikayeyi çok sevdik.

Oynanışın temposu güzel dedik ama hikayenin temposu ne yazık ki biraz sönük. Oyunun başlarında hikaye çok cimri bir şekilde size anlatılıyor. Oyunun ortalarına geldikçe hikayeden daha da uzaklaşıyorsunuz.Oyunun sonlarına doğru iyice hikayeye odaklanmaya başlıyor. Bu çok büyük sıkıntı. Sen hikayeyi öğrenmek isterken zorla bomboş kargo görevlerine çıkmak zorunda kalıyorsun. Bu sorunu geçersek oyunun hikaye sunumu, sinematikleri, sahne geçişleri ve karakter performansları çok çok başarılı. Çoğu iyi filmden daha kaliteli bir hikaye anlatımı var. Daha çok sinematik izlemek için sabırsızlanıp duruyorsunuz. Hikayede çok güzel ayrıntılar var ve bu ayrıntıların hepsi cevaplanıyor. Genel olarak güzel bir hikayeye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Aslında şu an size daha çok övmemiz gereken başka bir şey daha var. MADS MIKKELSEN…

Norman Reedus da çok güzel oynamış elbette de ama Mads Mikkelsen’in inanılmaz bir performansı var. Harika oynamış, özellikle bazı sahnelerini ağzımız açık izledik. Karakterin motivasyonunu, seslendirmesini, duygularını o kadar iyi vermiş ki çok şaşkınız. Oyunu anlayamadığını söylemişti bir de. Olduğu durumu az anlayabildiği için performansının düşük olacağını düşünmüştük. Özellikle oyunun finaline doğru olan bir sinematikde Mads Mikkelsen’in harika performansı, Kojima’nın aşırı harika sinematik teknikleri ve arkada çalan şahane müzik yüzünden gözlerimiz doldu.

Görsellik ve Müzik

Doku(Texture) olarak çok iyi olmasa da oyunun atmosferi çok başarılı. Çizim mesafesi de çok yüksek olduğu için güzel manzaralardan gözlerinizi alamıyorsunuz. Yüz animasyonları çok başarılı. Motion Capture’ı çok güzel kullanmışlar. Oyuncuların performanslarını birebir aktarmayı başarmışlar. Hem Santa Monica Studios(Gow)’dan hem de Guerrilla Games(Horizon Zero Dawn)’den teknik anlamda destek almışlar. Zaten Kojima, Horizon Zero Dawn’ın oyun motorunu kullanmayı istediği için, Guerrilla Games’in desteklerine ihtiyacı vardı. Ayrıca oyunun fizik motoru biraz sıkıntılı. Araç sürerken fark ediyorsunuz, saçma sapan tepkiler veriyor oyun, araçlar dışında pek göze batmıyor.

Müziklere gelecek olursak… Oyunun müzikleri şahane. Geniş manzaraları izlerken arkada çalan harika müziklerle atmosferin içinde kayboluyorsunuz. Çok büyük keyifle bir maceranın içinde buluyorsunuz kendinizi. Özellikle oyunun finaline doğru çalan BB Theme’i kesinlikle dinlemenizi tavsiye ederiz. Ayrıca oyunda yürürken neden istediğimiz gibi müzik dinleyemediğimizi anlayamadık. Kişisel Oda’da müzik açabiliyor iken kargo taşırken açamıyoruz. Bu özellik kesinlikle eklenmeli.

Death Stranding’in Online Sistemi Nasıl Çalışıyor?

Kojima’nın yeni tür dediği şey aslında bu online sistemin kendisi. Dark Souls’daki diğer oyunculara yazı yazmamıza çok benzeyen bir sistem. Death Stranding’de yaptığımız köprüler, koyduğumuz merdivenler gibi şeyler belirli sayıdaki oyunculara gözüküyor. Onlar da bizim koyduğumuz merdivenleri kullanarak yardımımızı almış oluyorlar ve like atıyorlar. Like attıkça aynı oyuncunun yaptıkları senin oyununa daha çok etki etmeye başlıyor. Böylece karşılıklı yardımlaşıyor oluyorsun. Yani yeni bir tür olacak kadar olmasa da gayet güzel bir sisteme sahip olduğunu söyleyebiliriz. Oyunun “birlik olmalıyız” mesajını destekleyen bir online sistemi var.

Death Stranding Çok Riskli Bir Oyun

Kojima, oyununu çok büyük laflar ederek çıkardı. Bu beklentileri çok fazla yükseltti ve bazı insanlar hayal kırıklığına uğradı. Oyun bu mu diye. Aslında bu övülmesi gereken bir şey. Kojima, MGS çakması bir oyun ile karşımıza çıkmaktansa çok farklı bir şey denemiş. Kendini tekrar etmemiş. Ayrıca günümüzde büyük bütçeli oyunlar birbirine bu kadar çok benzerken, Death Stranding gibi oyunları desteklemeliyiz ki daha farklı şeyler denemek isteyen insanları cesaretlendirelim. Oyunun yapısı kesinlikle herkese hitap etmiyor. Herkesin deneyimlemesi gerekiyor ancak bazılarının sevmeyeceği kesin. Zaten bu yüzden riskli bir oyun. Genele hitap etmek için yapılmamış bir oyun olmasına rağmen genele pazarlanmaya çalıştı ve ters bir durum yaşandı tabii ki. Zaten Death Stranding’e bu yüzden Büyük Bütçeli Indie oyun deniyor. Hem normal oyunların yapısından çok farklı, hem de hitap ettiği kitle çok özel bir kitle.

Sonuç olarak:

+Harika bir atmosfer

+Büyüleyici müzikler

+Çok başarılı oyunculuk performansları

+Çok ilgi çekici gizemli bir hikaye

+Muhteşem hikaye sunumu

+Başarılı ve farklı bir online sistem

-Sıkıcı diyaloglar

-Düşük tempolu hikaye

-Kötü bir fizik motoru, özellikle araç fizikleri

-Basit oynanışa sahip olmasına rağmen ana kargo görevlerinin çok fazla olması

Bizim oyuna olan puanımız: 7.5/10

“Oyunu hemen alalım mı, indirim mi bekleyelim?” diyenler için ise:

İlk indirimde kesinlikle alınır.

 

 

 

1 Yorum

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin.
Adınızı girin