Aurora’nın yıldız Türk AWPer’ı Özgür “woxic” Eker, IEM Beijing 2026 sırasında HLTV’ye verdiği röportajda takımın son durumu, uluslararası kadroya geçiş süreci ve şampiyonluk hedefleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yoğun turnuva maratonunun antrenman eksikliğine yol açtığını belirten tecrübeli oyuncu, buna rağmen kupa kazanmanın artık hayal olmadığını dile getirdi.
Yoğun Turnuva Takvimi ve Antrenman Eksikliği
Üst üste dört turnuvaya katılarak zorlu bir seyahat temposuna girdiklerini belirten woxic, yeni stratejileri derinlemesine çalışacak zaman bulamadıklarını ifade etti. Maçlardan hemen önce hazırlanan taktikleri doğrudan resmi karşılaşmalarda denemek zorunda kaldıklarını aktaran milli yıldız, detayların eksik kalmasına rağmen elde edilen sahne tecrübesinin değerine vurgu yaptı:
“Seyahat programı bizim için hiç kolay geçmedi. Maç öncesinde bazı taktikler hazırlayıp bunları resmi maçlarda rakiplere karşı deniyoruz. Eklediğimiz yeni turların ufak detaylarını düzeltmek zaman istiyor ama bu zamana sahip değiliz. Yine de birlikte büyük maçlar oynamak takım içindeki güveni artırıyor. Artık kupa o kadar da uzak görünmüyor.”
Balayı Dönemi Sona Erdi, İstikrar Geldi
Takımın koçu Ashley “ash” Battye’nin kadrodaki balayı döneminin sona erdiğine yönelik yorumuna katıldığını belirten woxic, artık iniş çıkışların azaldığı ve daha dengeli bir yapıya ulaştıklarını söyledi:
“Üç ay çok uzun bir süre sayılmaz ancak bu kadar çok turnuva oynadığınızda balayı sürecini geride bırakıyorsunuz. Şu an daha istikrarlı bir noktadayız. Sürekli playoff’lara kalıyor, ikincilikler ve üçüncülükler alıyoruz. Elbette asıl hedefimiz birincilik ve doğru yolda ilerliyoruz.”
İngilizce İletişim ve Kültürel Uyum
Jimi “Jimpphat” Salo ve Damjan “kyxsan” Stoilkovski’nin transferiyle uluslararası bir yapıya bürünen Aurora’da en büyük değişimin iletişimde yaşandığını belirten woxic, Türk üçlünün (woxic, XANTARES, Wicadia) İngilizce konuşmaya alışma sürecini şu sözlerle paylaştı:
“Uluslararası bir kadroda oynamayalı uzun yıllar olmuştu ve tamamen Türkçe iletişime alışmıştım. İlk başlarda biraz zorlandık; hatta bazen alışık olduğumuz pozisyonlarda refleks olarak Türkçe bilgi verdiğimiz bile oluyor. Ancak birbirimizi anlamak adına harika bir iş çıkarıyoruz. Maç içindeki duygusal anlarda veya kritik bir clutch sonrasında dilimiz bazen yine Türkçeye kayabiliyor, bu oyunun doğasında var.”









