Yıllar geçtikçe büyük bütçeli oyunlar iyice birbirine benzemeye başladı. Yeni ve farklı tat arayanlar da küçük ve bağımsız(indie) stüdyoların yaptığı oyunlara doğru yöneldiler. Daha sonra o kadar çok fazla Indie oyun çıktı ki “hangisini almalıyız, neyi oynamalıyız?” diye sorular sormaya başladık. Bu sorulara cevap vermek adına sizlere oyun tavsiye etmek istedik. “Şu oyun niye yok listede?” diye sormayın, çünkü bu son tavsiyemiz değil, sürekli olarak tavsiye etmeye devam edeceğiz. Neyse şimdi tavsiye edeceklerimize bir bakalım, hem çok eğlenceli hem de az duyulan oyunlar olduğundan bu oyunları sizlere göstermek istedik. Bakalım hangi oyunları tavsiye etmişiz?
FAR LONE SAILS

Yol hikayelerini sever misiniz? O zaman Far Lone Sails tam size göre. Garip bir araç ile maceranın sonuna varmaya çalışıyorsunuz ve oyun size sıfır diyalog ile güzel bir hikaye anlatıyor. Aracınızda sıkıntılar çıktıkça tamir ediyorsunuz, eğer yetersiz gelirse upgrade ediyorsunuz. Ve öyle dümdüz “+5 hız” şeklinde değil. Ekstra özellikler geliyor. Oyun önünüze büyük engeller koyuyor. Aynı yere eğlenceli bir puzzle koyuyor. Onu çözünce, o engeli aşacak ekipmanı oyun size veriyor. Aynı zamanda böyle ilerlerken çok harika bir atmosfer ile oyun sizi büyülüyor. Müziklerinin de çok iyi olduğunu söylemeliyiz. Ayrıca oyunun süresi de kısa. Tek gecede başlayıp bitirebilirsiniz. Kesinlikle denemelisiniz. Hatta isterseniz arkadaşınızla veya sevgilinizle aynı anda başlayıp birlikte deneyimleyebilirsiniz.
MR. SHIFTY

Bu güzel oyunun çok az konuşulduğunu gördüm halbuki çok keyifli bir oyun. “Jumper” diye bir film vardı izlemiş miydiniz? Filmde kafanda hayal ettiğin yere aniden ışınlanabiliyordun. Çocukken böyle güçler sizi çok büyülüyor, bizi de büyülemişti. Oyuna geri dönecek olursak karakterimizin dash benzeri bir gücü var, böyle 1-2 metre ileri ışınlanabiliyor ama bunu aşırı hızlı yapıyor. Ve arka arkaya yaptığınızda güzel bir görüntü ortaya çıkıyor. Oynanış yapısı olarak Hotline Miami’ye benziyor.
Işınlanarak mermileri, lazer tuzaklarını, bombaları atlatmanız gerekiyor. Yerden eşyalar alıp dövüşürken kullanabilirsiniz.
Oyunda bir binanın katlarını temizleyerek en üst kata ulaşmaya çalışıyorsunuz. En üst kata ulaşana kadar adamları öldürerek ilerliyorsunuz.(Bu arada yakın dövüş çok keyifli.) En üst katta ise şirketin sahibi var. En sonunda onunla kapışıp oyunu bitiriyorsunuz.
GRIS

“Oyunlar sanat mıdır?” sorusuna rahatlıkla evet diyebilmemizi sağlayan oyunlardan biridir Gris. Oyunun grafikleri tamamen el çizimleriyle yapılmamış. O kadar şirin, o kadar huzur verici ve rahatlatıcı ki kendinizi incelemekten alıkoyamıyorsunuz.Atmosfere uygun muhteşem müzikleriyle kulaklarınızı da büyüleyecek. Oynarken müzikleri duydukça sürekli şaşıracaksınız.
Keyifli puzzle’lara sahip, ne çok zor ne çok kolay, gayet eğlenceli. Aynı zamanda oyun asla pes etmememizi, zorluklara karşı savaşmamız gerektiğini size farklı yollardan anlatıyor. Oyunun içi boş bir oyun değil, her şeyi bir bütün halde size mesaj veriyor. Çok samimi ve çok güzel bir oyun. Biz oyunu bitirdiğimizde çok huzur dolu ve çok keyifli olmuştuk. Bizce bu oyunu herkes oynamalı, hatta terapi olarak bu oyunu oynatabilirler. İnsanlara hayatı sevdirebilecek bir oyun, bir şaheser. Bu harika oyunu kaçırmayın!












